• Hızlı Erişim
  • Duyurular
  • -

    2021 yılı için makale kabulü yaşadığımız yoğunluktan dolayı durdurulmuştur.

    Gelecek makaleler 2022 yılı sayıları için değerlendirmeye alınacaktır.


  • Sayaç
  • Online Ziyaretçi : 90
    Bugün Toplam : 241
    Genel Toplam : 452462

Eski Anadolu Türkçesi İle Yazılmış Kısa Bir Hikâye: Hikâyet-i Öksüzce
(A Short Story Written in Old Anatolian Turkish: Hikâyet-i Öksüzce )

Yazar : Türkan KORKMAZ BULUT    
Türü :
Baskı Yılı : 2021
Sayı : 70
Sayfa : 1-32


Özet
Hikâye anlatma sanatı insanlık tarihinin ortak bir kültürüdür. İnsanlar en eski zamanlardan beri kendileri için önemli olan olay, durum ve bilgileri birbirine hikâye etmişlerdir. Tarih öncesi zamanlarda mağara duvarlarına çizilen resimler, antik dönemde yapılan heykeller sembolik olarak bize bir hikâye anlatmaktadır. İnsanlar zaferlerini, yenilgilerini, kahramanlıklarını, kültürlerini, inançlarını ya da göç, kıtlık, kuraklık, afet vb. olayları sonraki kuşaklara hep hikâye ederek anlatmışlardır. Bin yıllar boyunca hikâye etme araçları değişse de hikâye etme geleneği hep yaşamıştır. Çağdaş anlamda hikâye bir edebî türdür ve yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları ayrıntılarına inmeden anlatmayı amaç edinir. Çağdaş hikâye, artık sanayi ve kültürel devrimleri yapmış şehirli, modern insanın hikâyesini daha çok anlatır; köy yaşamı, modern toplumun ilgisini eskisi kadar çekmemektedir. Eski edebiyatımızda hikâye kavramı daha çok bir sözü nakletme, anlatma anlamında genel bir kavram olarak kullanılırdı. Bugün hikâye, destan, masal, fabl, roman, efsane, menkıbe vb. dediğimiz anlatmaya dayalı türler eski edebiyatta daha çok “hikâye” adı altında adlandırılmıştır. Hikâye adı eski edebiyatımızda bir tür adı değildir, anlatmaya, nakletmeye, öykülemeye dayalı bütün eserlere verilen genel bir addır. Anlatılanın kısa veya uzun olması hiç önemli değildir, 15 beyitlik bir eser hikâye adıyla geçebileceği gibi 8.000 beyitlik bir esere de hikâye denmiştir. Hikâye konusu kapsamına giren eserler Eski Anadolu Türkçesi döneminde de çokça karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada ele alınan Hikâyet-i Öksüzce mesnevisi de Eski Anadolu Türkçesi dil özelliklerini taşıyan küçük bir mesnevidir. Hikâyede Medine şehrinde bir bayram sabahı herkes birbi¬riyle bayramlaşırken, çocuklar oyun oynarken Peygamber’in orada kimsesiz bir çocuğu görmesi ve sonrasında aralarında geçen diyaloglar anlatılmaktadır. Hikâyede İslam kültürü açısından kimsesizlerin korunup kollanması ve onlara merhamet edilmesi mesajı verilmektedir. Hikâyenin bilinen tek nüshası Ankara Millî Kütüphane 06 Mil Yz A 752/4 numaralı yazmadadır. Çalışmada eser üzerine edebî inceleme ve dil incelemesi yapılarak eserin metni, çevirisi, dizini ve tıpkıbasımı verilecektir.

Anahtar Kelimeler
Türk dili, Eski Anadolu Türkçesi, hikâye, mesnevi, İslam dini.

Abstract
The art of storytelling is a common cultural element of human history. Humankind has been narrating events, situations and information important to them since the earliest times. Cave pictures have been drawn in prehistoric times and the sculptures have been made in ancient times symbolically tell us a story. People have narrated their victories, defeats, heroism or events like migration, famine, and drought as stories to the next generations. Even though the tools of storytelling have changed for millennia, the tradition of storytelling has always lived. In a contemporary sense, the story is a literary genre and aims to tell the events that have happened or maybe experienced without going into details. The contemporary story tells the story of a modern, urban man who has made industrial and cultural revolutions; village life does not attract the attention of modern society as much as before. In our old literature, the concept of the story was used as a general concept in the meaning of narration and recitation of an important statement. Genres based on narration like story, epic, fairy tale, fable, novel, legend, saga etc. were referred to as “story” in old literature. The name "story" was not a genre name in our old literature, it was a general name given to all works based on narration, and recitation. It doesn't matter if the narrative is short or long, a fifteen verses narrative or an eighty-thousand verses narrative can be referred to as "story". Narratives that fall within the scope of the story are quite common in the period of Old Anatolian Turkish. Masnavi of Hikâyet-i Öksüzce discussed in this study is a short masnavi with the characteristics of Old Anatolian Turkish language. The story takes place in the city of Madina on a Bairam morning and tells how the Prophet once saw an orphan child among the crowd of people celebrating bairam and children playing with one another. The story continues with the dialogue between the Prophet and the orphan kid. The given message in the story is about protecting orphans and showing compassion to them in terms of Islamic culture. The only known copy of the story is in Ankara National Library 06 Mil Yz A 752/4. The study consists of literary and language studies and the text, translation, index, and facsimile.

Keywords
Turkish language, Old Anatolian Turkish, story, masnavi, Islamic religion, Hz. Muhammad, Medina, orp

Adres :Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürlüğü 25240 Erzurum
Telefon :+90 442 231 13 66 /+90 442 231 11 19 Faks :
Eposta :turkiyat@atauni.edu.tr

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri