• Quick Access
  • Announcements
  • -

    2021 yılı için makale kabulü yaşadığımız yoğunluktan dolayı durdurulmuştur.

    Gelecek makaleler 2022 yılı sayıları için değerlendirmeye alınacaktır.


  • Counter
  • Online Visitors : 48
    Today Total : 1
    Grand Total : 453161

Summary


Eski Anadolu Türkçesi İle Yazılmış Kısa Bir Hikâye: Hikâyet-i Öksüzce
Hikâye anlatma sanatı insanlık tarihinin ortak bir kültürüdür. İnsanlar en eski zamanlardan beri kendileri için önemli olan olay, durum ve bilgileri birbirine hikâye etmişlerdir. Tarih öncesi zamanlarda mağara duvarlarına çizilen resimler, antik dönemde yapılan heykeller sembolik olarak bize bir hikâye anlatmaktadır. İnsanlar zaferlerini, yenilgilerini, kahramanlıklarını, kültürlerini, inançlarını ya da göç, kıtlık, kuraklık, afet vb. olayları sonraki kuşaklara hep hikâye ederek anlatmışlardır. Bin yıllar boyunca hikâye etme araçları değişse de hikâye etme geleneği hep yaşamıştır. Çağdaş anlamda hikâye bir edebî türdür ve yaşanmış ya da yaşanabilecek olayları ayrıntılarına inmeden anlatmayı amaç edinir. Çağdaş hikâye, artık sanayi ve kültürel devrimleri yapmış şehirli, modern insanın hikâyesini daha çok anlatır; köy yaşamı, modern toplumun ilgisini eskisi kadar çekmemektedir. Eski edebiyatımızda hikâye kavramı daha çok bir sözü nakletme, anlatma anlamında genel bir kavram olarak kullanılırdı. Bugün hikâye, destan, masal, fabl, roman, efsane, menkıbe vb. dediğimiz anlatmaya dayalı türler eski edebiyatta daha çok “hikâye” adı altında adlandırılmıştır. Hikâye adı eski edebiyatımızda bir tür adı değildir, anlatmaya, nakletmeye, öykülemeye dayalı bütün eserlere verilen genel bir addır. Anlatılanın kısa veya uzun olması hiç önemli değildir, 15 beyitlik bir eser hikâye adıyla geçebileceği gibi 8.000 beyitlik bir esere de hikâye denmiştir. Hikâye konusu kapsamına giren eserler Eski Anadolu Türkçesi döneminde de çokça karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada ele alınan Hikâyet-i Öksüzce mesnevisi de Eski Anadolu Türkçesi dil özelliklerini taşıyan küçük bir mesnevidir. Hikâyede Medine şehrinde bir bayram sabahı herkes birbi¬riyle bayramlaşırken, çocuklar oyun oynarken Peygamber’in orada kimsesiz bir çocuğu görmesi ve sonrasında aralarında geçen diyaloglar anlatılmaktadır. Hikâyede İslam kültürü açısından kimsesizlerin korunup kollanması ve onlara merhamet edilmesi mesajı verilmektedir. Hikâyenin bilinen tek nüshası Ankara Millî Kütüphane 06 Mil Yz A 752/4 numaralı yazmadadır. Çalışmada eser üzerine edebî inceleme ve dil incelemesi yapılarak eserin metni, çevirisi, dizini ve tıpkıbasımı verilecektir.

Keywords
Türk dili, Eski Anadolu Türkçesi, hikâye, mesnevi, İslam dini.

Adres :Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürlüğü 25240 Erzurum
Telefon :+90 442 231 13 66 /+90 442 231 11 19 Faks :
Eposta :turkiyat@atauni.edu.tr

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri